PORTALA GİRİŞ
GİRİŞ YAP
.
Giriş yap

Şifremi unuttum

En son konular
» En Sevdiğiniz Komedi Dizisi Hangisi?
Salı 25 Ağus. 2009 - 20:55 tarafından SeVDaYoLu

» Gülben Ergen-Oğuzhan Koç
Perş. 16 Tem. 2009 - 18:11 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» Keremcem - İmtihan
Perş. 16 Tem. 2009 - 18:08 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» Saat Kaç?
Perş. 16 Tem. 2009 - 18:06 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» En Çok Beğendiğiniz Müzik Türü?
Perş. 16 Tem. 2009 - 18:04 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» Booom oyunu
Perş. 16 Tem. 2009 - 18:03 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» Üsteki üyenin avatarı mı?,nicki mi?,imzası mı? Güzel
Perş. 16 Tem. 2009 - 18:00 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» Bugün Moraliniz % Kaç?
Perş. 16 Tem. 2009 - 17:55 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» |~Lоve~­|.
Perş. 16 Tem. 2009 - 17:53 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» Çapkın ..
Perş. 16 Tem. 2009 - 17:49 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» Vampir Temel..
Perş. 16 Tem. 2009 - 17:48 tarafından ­­|~Lоve~­|.

» Yanan Ev ..
Perş. 16 Tem. 2009 - 17:46 tarafından ­­|~Lоve~­|.

Anket

En Sevdiğiniz Komedi Dizisi Hangisi?

75% 75% [ 3 ]
0% 0% [ 0 ]
25% 25% [ 1 ]
0% 0% [ 0 ]

Toplam Oylar : 4

Gülben Ergen-Oğuzhan Koç

Perş. 16 Tem. 2009 - 18:11 tarafından ­­|~Lоve~­|.

Giden günlerim oldu
Seni anmadım yola bakmadım hâlâ
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
susmanda yeterdi son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmende yeterdi geri gelmem için hayata


Beni alsalar ipe koysalar
Dayanamaz yine kadere salsalar
Gönlüm arıyor titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Tutmaz ellerim seni görmeden
Zaman geçiyor bekliyorum bak

Giden günlerim oldu
Seni …


[ Okuma komple ]

Yorum: 0

En iyi yollayıcılar
Apricot (339)
 
*su-perisi* (148)
 
victor (78)
 
­­|~Lоve~­|. (15)
 
hero (11)
 
zeyzey00 (8)
 
BLUEANGEL (5)
 
NaZLı (4)
 
korsan (3)
 
kayisi güzeli (2)
 

Anahtar-kelime


Papatya İle Kelebeğin Öyküsü...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Papatya İle Kelebeğin Öyküsü...

Mesaj tarafından Apricot Bir Paz 2 Kas. 2008 - 16:54

Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.

Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış. Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye. Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. ıçinden "Ne muhteşem bir çiçek" diye geçirmiş. Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu.


"Merhaba" demiş papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim.". Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve "Merhaba" demiş, "bende yalnızlıktan sıkılmıştım zaten.". Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini, nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış.

Papatyada ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş. Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş.

Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış. Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edipte bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatyada kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana, ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler.

Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve "Üzgünüm, ama senden ayrılmam gerekecek" demiş. Papatya buna bir anlam vermemiş. "Neden" demiş. "Yoksa benim yanımda mutsuz musun?". "Hayır" demiş kelebek. "Bilakis, sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim."

Papatya bu duruma çok üzülmüş. Ama yapacak bir şey yokmuş zaten. Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya "Seni seviyorum" diyebilmiş ancak.
Papatya donakalmış. Sadece "Bende..." diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş. ıçinden "Keşke onunda beni sevdiğini bilseydim. Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim." diye geçirmiş. Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş, sonra da dökülmeye başlamış.

Her düşen yaprakta papatya, içinden "seviyormuş" diye geçirmiş.

İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar, sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş; seviyor mu? Sevmiyor mu diye...

_________________


İnan!
Ama yalnızca bildiğin gerçeklere.
Güven!
Ama yalnızca içinde bağladıklarına.
Sev!
Ama yalnızca hak edenleri.
Paylaş!
Ama yalnızca değerini bilenlerle.
Çalış!
Ama yalnızca doğruluk yolunda.
Yaşa!
Ama SAKIN ÖLÜMÜ AKLINDAN ÇIKARMA!
avatar
Apricot
Admin
 Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 339
Nerden : Mersin
AşkımBenimForum :
Yaşamak=Sevmek;Sevmek=Paylaşmaktır.

Kayıt tarihi : 19/09/08

Kullanıcı profilini gör http://askim.benimforum.org

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz